Prime Video’da Gözden Kaçan 10 Anime Önerisi: Ruhunuza İyi Gelecek Seçkiler

Prime Video'nun derinliklerinde saklı kalmış, keşfedilmeyi bekleyen 20 anime cevheri. Sizi sadece eğlendirmekle kalmayıp, ruhunuzun derinliklerine dokunacak, unutulmaz hikayelerle dolu bir yolculuğa çıkaracak seçkiler. Hazır olun, favori animenizle tanışma vakti geldi!

Şubat 28, 2026 - 08:45
Şubat 28, 2026 - 08:45
 0  0
Prime Video’da Gözden Kaçan 10 Anime Önerisi: Ruhunuza İyi Gelecek Seçkiler

1. Vinland Saga: Vikinglerin Arasında Kaybolan Umut

Abi, Vinland Saga'ya başlamadan önce Vikingler hakkında bildiğimi sandığım her şeyi unutmam gerekti. Tamam, savaş, fetih falan var ama asıl olay intikam hırsıyla yanıp tutuşan Thorfinn'in iç dünyası. İzlerken resmen "Bu çocuk nasıl hayatta kalıyor ya?" diye düşündüm. Thorfinn'in babası öldürülüyor ve o da intikam almak için yollara düşüyor. Ama yol boyunca öyle şeyler yaşıyor ki, intikamın onu nereye götüreceği konusunda kafası karışıyor. Savaş meydanlarında büyüyen bir çocuğun, şiddetin anlamsızlığını kavraması... İşte bu beni benden aldı. Her bölüm, Thorfinn'in karakter gelişimine şahit olmak demek. Sadece kılıç sallayan bir savaşçı değil, aynı zamanda insan olmanın ne demek olduğunu sorgulayan bir karakter. İzlerken bazen Thorfinn'e sarılmak, bazen de ondan uzaklaşmak istedim. Onunla birlikte acı çektim, onunla birlikte umutlandım. Vinland Saga, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir insanlık dersi.

Dizinin atmosferi de muazzam. Vikinglerin soğuk ve acımasız dünyası o kadar iyi yansıtılmış ki, sanki o savaş gemilerinde ben de kürek çekiyormuşum gibi hissettim. Müzikler de ayrı bir olay. Savaş sahnelerindeki o epik melodiler, duygusal anlardaki o hüzünlü tınılar... Hepsi birbirini tamamlıyor ve izleyiciyi hikayenin içine çekiyor.

Derin Analiz: Thorfinn'in intikam arayışı, aslında kendi kimliğini bulma yolculuğu. Babasının ölümüyle başlayan bu süreç, onu şiddetin kısır döngüsünden uzaklaştırıp, daha anlamlı bir yaşama yöneltiyor. Vinland Saga, intikamın insanı nasıl tükettiğini ve affetmenin gücünü gözler önüne seriyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Einar Selvik - "Helvegen". Bu şarkı, Vinland Saga'nın o karanlık ve mistik atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


2. Made in Abyss: Derinlere İnen Cesaret

Made in Abyss... Bu animeyi izlemeden önce "Sevimli çizimler, çocuklara göre bir şeylerdir herhalde" diye düşünenlerdenseniz, fena halde yanılıyorsunuz. Çünkü bu anime, sizi hiç beklemediğiniz kadar karanlık ve acımasız bir dünyaya götürüyor. Hikaye, devasa bir çukur olan Abyss'in etrafında geçiyor. Bu çukurun derinliklerinde yaşayan yaratıklar, gizemli kalıntılar ve lanetler var. Riko adında bir kız, Abyss'in derinliklerinde kaybolan annesini bulmak için Reg adında bir robot çocukla birlikte tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. İlk bölümlerde her şey masalsı gibi. Ama Abyss'in derinliklerine indikçe, işler fena halde değişiyor. Karşılaştıkları yaratıklar, yaşadıkları travmalar, verdikleri kayıplar... İzlerken resmen midem bulandı. Ama bir yandan da Riko ve Reg'in azmi, birbirlerine olan bağlılıkları beni derinden etkiledi. Onların o zorlu koşullarda bile umutlarını kaybetmemeleri, beni hayata karşı daha farklı bir bakış açısıyla bakmaya teşvik etti.

Made in Abyss, sadece görsel olarak değil, aynı zamanda hikaye anlatımı ve karakter gelişimi açısından da muazzam bir anime. Abyss'in katmanları, her biri farklı tehlikeler ve gizemlerle dolu. Riko ve Reg'in her katmanda karşılaştıkları zorluklar, onların karakterlerini daha da güçlendiriyor. Anime, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini de sorguluyor. Abyss'in laneti, insanları fiziksel ve zihinsel olarak etkiliyor. Bu da, insanların sınırlarını zorlamalarına ve en kötü hallerini ortaya çıkarmalarına neden oluyor.

Derin Analiz: Abyss, bilinmeyeni temsil ediyor. Riko ve Reg'in Abyss'e inişi, insanın bilinmeyene duyduğu merakı ve keşfetme arzusunu simgeliyor. Ancak bu keşif, beraberinde büyük tehlikeler ve kayıplar getiriyor. Made in Abyss, insanın sınırlarını zorlamanın bedelini ve bilinmeyenin cazibesini sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Kevin Penkin - "Hacking to the Gate". Bu şarkı, Made in Abyss'in o hem masalsı hem de karanlık atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


3. Mushishi: Doğaüstü Şifacı

Mushishi... Huzur dolu, dingin bir anime arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Hikaye, Ginko adında bir Mushishi'nin (böcek uzmanı) etrafında geçiyor. Ginko, Mushi adı verilen doğaüstü varlıkların insanları nasıl etkilediğini araştırıyor ve onlara yardım ediyor. Her bölüm, farklı bir Mushi ve farklı bir insanın hikayesini anlatıyor. Ginko, gittiği her yerde insanlara umut veriyor ve onlara doğayla uyum içinde yaşamanın önemini öğretiyor. Mushishi'yi izlerken, sanki bir fincan sıcak çay içiyormuşum gibi hissediyorum. Anime, o kadar sakin ve huzurlu ki, tüm stresimi ve kaygımı alıp götürüyor. Ginko'nun o bilge ve sevecen tavırları, beni derinden etkiliyor. Onun doğaya olan saygısı, insanlara olan şefkati, beni hayata karşı daha farklı bir bakış açısıyla bakmaya teşvik ediyor.

Mushishi, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, Japon kırsalının o muhteşem manzaralarını o kadar güzel yansıtıyor ki, sanki ben de Ginko ile birlikte o ormanlarda yürüyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O geleneksel Japon ezgileri, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Mushi, doğanın bir parçası. Onlar, insanların göremediği, duyamadığı, ama varlığını hissettiği varlıklar. Ginko, Mushi'lerle insanlar arasında bir köprü kuruyor. O, insanlara doğayla uyum içinde yaşamanın, doğaya saygı duymanın önemini öğretiyor. Mushishi, doğanın gücünü ve insanın doğayla olan ilişkisini sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Allie Watz - "The Sore Feet Song". Bu şarkı, Mushishi'nin o huzurlu ve dingin atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


4. Erased: Zamanda Geriye Yolculuk

Erased... Bu anime, beni resmen koltuğa çiviledi. Hikaye, Satoru Fujinuma adında bir mangakanın etrafında geçiyor. Satoru, "Diriliş" adı verilen bir yeteneğe sahip. Bu yetenek sayesinde, kötü bir olay yaşanmadan önce zamanda geriye gidebiliyor ve olayı engelleyebiliyor. Bir gün, annesi öldürülüyor ve Satoru, cinayeti engellemek için 18 yıl öncesine, ilkokul çağına geri dönüyor. Satoru, bu sefer hem annesini kurtarmak, hem de geçmişte işlenen bir dizi cinayeti çözmek zorunda. Erased, sadece bir cinayet gizemi değil, aynı zamanda bir karakter draması. Satoru'nun geçmişiyle yüzleşmesi, arkadaşlarıyla olan ilişkileri, suçluyu bulma çabaları... İzlerken resmen nefesim kesildi. Satoru'nun o zorlu koşullarda bile umudunu kaybetmemesi, beni derinden etkiledi. Onun adalet duygusu, arkadaşlarına olan bağlılığı, beni hayata karşı daha farklı bir bakış açısıyla bakmaya teşvik etti.

Erased, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, Japonya'nın o karlı ve soğuk atmosferini o kadar güzel yansıtıyor ki, sanki ben de Satoru ile birlikte o sokaklarda yürüyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O gerilim dolu melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Zaman yolculuğu, geçmişi değiştirme arzusunu simgeliyor. Satoru, geçmişe dönerek hatalarını düzeltmek, sevdiklerini kurtarmak istiyor. Ancak bu süreç, beraberinde büyük sorumluluklar ve sonuçlar getiriyor. Erased, geçmişi değiştirmenin mümkün olup olmadığını ve geçmişin bizi nasıl şekillendirdiğini sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Sayuri - "Furaregai Girl". Bu şarkı, Erased'in o gerilim dolu ve duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


5. Devilman Crybaby: İnsanlığın Sonu Mu?

Devilman Crybaby... Hazır olun, çünkü bu anime sizi derinden sarsacak. Hikaye, Akira Fudo adında bir lise öğrencisinin etrafında geçiyor. Akira, arkadaşı Ryo Asuka tarafından şeytanlarla birleşmeye ikna ediliyor. Akira, şeytanla birleşmeyi başarıyor ve Devilman oluyor. Devilman, şeytanların gücüne sahip, ama insan kalbini koruyan bir varlık. Akira, Devilman olarak insanlığı şeytanlardan korumak zorunda. Ama bu süreç, Akira'yı hiç beklemediği kadar karanlık bir dünyaya sürüklüyor. Devilman Crybaby, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda bir insanlık eleştirisi. İnsanların açgözlülüğü, şiddeti, önyargıları... İzlerken resmen utandım. Akira'nın o zorlu koşullarda bile insanlığını koruma çabası, beni derinden etkiledi. Onun sevdiklerine olan bağlılığı, adalet duygusu, beni hayata karşı daha farklı bir bakış açısıyla bakmaya teşvik etti.

Devilman Crybaby, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, o abartılı ve şiddet dolu sahneleri o kadar etkileyici bir şekilde yansıtıyor ki, sanki ben de o savaşın içindeymişim gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O elektronik ve deneysel melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Şeytanlar, insanın karanlık yönlerini temsil ediyor. Akira'nın Devilman olması, insanın içindeki iyilik ve kötülük arasındaki mücadeleyi simgeliyor. Devilman Crybaby, insanlığın kurtuluşunun mümkün olup olmadığını ve insanın kendi içindeki şeytanlarla nasıl başa çıkabileceğini sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Kensuke Ushio - "Crybaby". Bu şarkı, Devilman Crybaby'nin o duygusal ve yıkıcı atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


6. Dororo: Kayıp Uzuvların Peşinde

Dororo... Samuray hikayelerine farklı bir bakış açısı getiren, yürek burkan bir anime. Hikaye, Hyakkimaru adında, doğduğunda şeytanlara kurban edilen bir samurayın etrafında dönüyor. Şeytanlar, Hyakkimaru'nun 48 uzvunu, organını alıyor ve onu ölüme terk ediyor. Ancak Hyakkimaru, bir şekilde hayatta kalıyor ve protezlerle yaşamaya başlıyor. Hyakkimaru, şeytanları öldürdükçe, kayıp uzuvlarını geri kazanıyor. Bu süreçte, Dororo adında yetim bir çocukla tanışıyor ve birlikte tehlikeli bir yolculuğa çıkıyorlar. Dororo, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda bir karakter draması. Hyakkimaru'nun kayıp uzuvlarını geri kazanma çabası, onun insanlığını geri kazanma çabasıyla paralel gidiyor. Dororo ile olan ilişkisi, onun duygusal olarak gelişmesine yardımcı oluyor. İzlerken resmen gözlerim doldu. Hyakkimaru'nun o zorlu koşullarda bile umudunu kaybetmemesi, beni derinden etkiledi. Onun adalet duygusu, Dororo'ya olan sevgisi, beni hayata karşı daha farklı bir bakış açısıyla bakmaya teşvik etti.

Dororo, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, Japonya'nın o savaşlarla dolu atmosferini o kadar güzel yansıtıyor ki, sanki ben de Hyakkimaru ile birlikte o yollarda yürüyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O geleneksel Japon ezgileri, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Kayıp uzuvlar, insanın eksik yönlerini temsil ediyor. Hyakkimaru'nun uzuvlarını geri kazanma çabası, insanın kendini tamamlama, bütünleşme arzusunu simgeliyor. Dororo, insanın eksiklikleriyle nasıl başa çıkabileceğini ve sevdiklerimizle olan ilişkilerimizin bizi nasıl tamamladığını sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Ziyoou-vachi - "Kaen". Bu şarkı, Dororo'nun o duygusal ve epik atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


7. Beastars: Etobur ve Otobur Arasındaki Uyumsuzluk

Beastars... Hayvanların insan gibi yaşadığı bir dünyada, etobur ve otobur arasındaki gerilimi anlatan, sıra dışı bir anime. Hikaye, Cherryton Akademisi'nde geçen olayları konu alıyor. Okulda, bir alpaka öğrencisi öldürülüyor ve bu olay, etobur ve otobur öğrenciler arasındaki gerilimi daha da arttırıyor. Legoshi adında bir kurt, bu cinayeti çözmeye çalışırken, kendi içindeki karanlık dürtülerle de mücadele etmek zorunda. Beastars, sadece bir cinayet gizemi değil, aynı zamanda bir karakter draması. Legoshi'nin kendi kimliğini bulma çabası, Haru adında bir tavşana olan aşkı, Louis adında bir geyiğin liderlik vasıfları... İzlerken resmen şaşırdım. Beastars, farklı türlerin bir arada yaşamasının zorluklarını, önyargıları ve insanın içindeki vahşi dürtüleri sorguluyor.

Beastars, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, 3D animasyon tekniğiyle yapılmış ve karakterlerin hareketleri, ifadeleri o kadar gerçekçi ki, sanki ben de o okulda onlarla birlikte yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O caz ve rock karışımı melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Etobur ve otobur arasındaki gerilim, farklılıkların yarattığı sorunları temsil ediyor. Legoshi'nin kendi içindeki vahşi dürtülerle mücadelesi, insanın kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini simgeliyor. Beastars, farklılıkların bizi nasıl ayırdığını ve nasıl bir araya getirebileceğini sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: ALI - "Wild Side". Bu şarkı, Beastars'ın o vahşi ve cazip atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


8. Land of the Lustrous: Ölümsüz Mücevherlerin Savaşı

Land of the Lustrous... Taşlardan oluşan, ölümsüz varlıkların hikayesini anlatan, görsel olarak büyüleyici bir anime. Hikaye, uzak bir gelecekte geçiyor. Dünya, altı kez yok olmuş ve yeni bir yaşam formu ortaya çıkmış: Mücevherler. Mücevherler, ölümsüz ve her biri farklı özelliklere sahip. Ancak Ay Halkı adı verilen varlıklar, mücevherleri parçalayıp süs eşyası yapmak için saldırıyor. Phosphophyllite (Phos) adında genç ve kırılgan bir mücevher, savaşmak için yeterince güçlü değil. Ancak Kongo adında bilge bir rahip, Phos'a bir görev veriyor: Ansiklopedi yazmak. Bu görev, Phos'u hiç beklemediği kadar tehlikeli bir maceraya sürüklüyor. Land of the Lustrous, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda bir karakter draması. Phos'un kendi kimliğini bulma çabası, diğer mücevherlerle olan ilişkileri, Ay Halkı'nın gizemleri... İzlerken resmen hayran kaldım. Land of the Lustrous, ölümsüzlüğün anlamını, kayıpların acısını ve insanın kendini bulma yolculuğunu sorguluyor.

Land of the Lustrous, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, 3D animasyon tekniğiyle yapılmış ve mücevherlerin parlaklığı, hareketleri o kadar gerçekçi ki, sanki ben de o dünyada onlarla birlikte yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O mistik ve elektronik melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Mücevherler, insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Phos'un kırılganlığı, insanın zayıflıklarını simgeliyor. Ay Halkı, dış tehditleri ve kayıpları temsil ediyor. Land of the Lustrous, ölümsüzlüğün anlamını, kayıpların acısını ve insanın kendini bulma yolculuğunu sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: YURiKA - "鏡面の波 (Kyōmen no Nami)". Bu şarkı, Land of the Lustrous'ın o mistik ve duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


9. Somali and the Forest Spirit: Bir Golem ve Bir İnsan Çocuğu

Somali and the Forest Spirit... İnsanların yok olduğu bir dünyada, bir Golem ve bir insan çocuğunun hikayesini anlatan, yürek ısıtan bir anime. Hikaye, insanların diğer türler tarafından avlandığı bir dünyada geçiyor. Golem, ormanın koruyucusu olan, duygusuz bir makine. Bir gün, Somali adında küçük bir insan çocuğuyla karşılaşıyor. Golem, Somali'yi korumaya karar veriyor ve birlikte insanları aramak için bir yolculuğa çıkıyorlar. Somali and the Forest Spirit, sadece bir macera anime değil, aynı zamanda bir aile draması. Golem'in Somali'ye olan sevgisi, Somali'nin Golem'e olan bağlılığı... İzlerken resmen duygulandım. Somali and the Forest Spirit, aile olmanın ne demek olduğunu, sevginin gücünü ve farklılıkların bizi nasıl bir araya getirebileceğini sorguluyor.

Somali and the Forest Spirit, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, o büyülü ve tehlikeli ormanları o kadar güzel yansıtıyor ki, sanki ben de Golem ve Somali ile birlikte o yollarda yürüyormuşum gibi hissediyorum. Müzikler de ayrı bir olay. O duygusal ve pastoral melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Golem, duygusuz bir makine olmasına rağmen, Somali'ye karşı derin bir sevgi besliyor. Bu, sevginin doğuştan gelmediğini, öğrenilebileceğini ve deneyimlenebileceğini gösteriyor. Somali and the Forest Spirit, aile olmanın kan bağıyla değil, sevgi ve bağlılıkla ilgili olduğunu vurguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: Inori Minase - "ありがとうはこわい (Arigatō wa Kowai)". Bu şarkı, Somali and the Forest Spirit'in o duygusal ve sıcak atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


10. Re:Creators: Yaratıcılar ve Yaratıklar Karşı Karşıya

Re:Creators... Yaratıcıların dünyasından çıkan karakterlerin, gerçek dünyada savaştığı, meta bir anime. Hikaye, Souta Mizushino adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Souta, bir gün anime izlerken, tuhaf bir olay yaşıyor ve kendisini bir anda anime karakterlerinin dünyasında buluyor. Bu dünyada, farklı anime, manga ve oyunlardan karakterler var. Bu karakterler, yaratıcıları tarafından terk edilmiş ve gerçek dünyada intikam almak için bir araya gelmişler. Souta, bu karakterlerin savaşının ortasında kalıyor ve gerçek dünyayı kurtarmak için onlarla birlikte mücadele etmek zorunda. Re:Creators, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda bir yaratıcılık eleştirisi. Yaratıcıların sorumlulukları, karakterlerin özgürlüğü, hayal gücünün gücü... İzlerken resmen beynim yandı. Re:Creators, yaratıcılığın gücünü, sorumluluklarını ve sonuçlarını sorguluyor.

Re:Creators, sadece hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda görsel ve işitsel olarak da muazzam bir anime. Anime, farklı anime stillerini bir araya getirerek, görsel olarak çok zengin bir dünya yaratıyor. Müzikler de ayrı bir olay. O epik ve elektronik melodiler, animeye o kadar yakışıyor ki, beni adeta büyülüyor.

Derin Analiz: Yaratıcılar, Tanrı'yı temsil ediyor. Karakterler, yaratıcıları tarafından terk edilmiş ve kendi kaderlerini çizmek istiyorlar. Re:Creators, yaratıcılığın gücünü, sorumluluklarını ve sonuçlarını sorguluyor.

Müzik/Atmosphere Eşleşmesi: SawanoHiroyuki[nZk]: Tielle & Gemie - "gravityWall". Bu şarkı, Re:Creators'ın o epik ve heyecan verici atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sonsuzluk Kaşifi İçerik yazmayı seven birisi.